baris's profileß∂RĮ§PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
ß∂RĮ§The truth is out there... December 06 Çatlak KovaHindistan’da bir sucu, boynuna astığı uzun bir sopanın uçlarına taktığı iki büyük kovayla su taşırmış. Kovalardan biri çatlakmış. Sağlam olan kova her seferinde ırmaktan patronunun evine ulaşan uzun yolu dolu olarak tamamlarken, çatlak kova içine konan suyun sadece yarısını eve ulaştırabilmiş. Bu durum iki yıl boyunca her gün böyle devam etmiş. Sucu her seferinde patronun evine sadece 1.5 kova su götürebilmiş. Sağlam kova başarısından gurur duyarken, zavallı çatlak kova görevinin sadece yarısını yerine getirebiliyor olmaktan dolayı utanç duyuyormuş. İki yılın sonunda çatlak kova ırmağın kıyısından sucuya seslenmiş: -Kendimden utanıyorum ve senden özür dilemek istiyorum! Neden diye sormuş sucu. Kova: -Çünkü iki yıldır çatlağımdan su sızdığı için taşıma görevimin sadece yarısını yerine getirebiliyorum. Benim kusurumdan dolayı sen bu kadar çalışmana rağmen emeklerinin tam karşılığını alamıyorsun! Demiş. Sucu: -Patronun evine dönerken yolun kenarındaki çiçekleri fark etmeni istiyorum! Gerçektende tepeyi tırmanırken çatlak kova patikanın bir yanındaki yabani çiçekleri ısıtan güneşi görmüş. Fakat yolun sonunda yine suyunun yarısını kaybettiği için kendini kötü hissetmiş ve yine sucudan özür dilemiş. Sucu kovaya sormuş: -Yolun sadece senin tarafında çiçekler olduğunu ve diğer kovanın tarafında hiç çiçek bulunmadığını fark ettin mi? Bunun sebebi benim senin kusurunu bilmem ve ondan faydalanmamdır. Yolun senin tarafına çiçek tohumları ektim ve her gün biz ırmaktan dönerken sen onları suladın iki yıldır ben bu güzel çiçekleri toplayıp patronumun sofrasını süsleyebildim. Sen böyle olmasaydın, o evinde bu güzellikleri yaşayamayacaktı. Hepimizin kendimize has kusurları vardır. Hepimiz aslında çatlak kovalarız. Büyük planda hiçbir şey ziyan edilmez. Kusurlarında gerçek gücünüzü bulduğunuzu bilirseniz, sizde güzelliklere sebep olabilirsiniz. Son sözler...- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim. - Teker teker gelin layn... - Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı? - Korkma, bu tünelden yıllardr tren geçmiyor... - Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi... - Geeel, geeel, sağ yap gel. - Abi çok seri bi araba bu yaaa... - Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo. - O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye? - Burası Fener tribünü değil mi? - Bah bah bah hala uzunlarla geliyo... - Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu. - Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah... - Kim bekler lan yeşilin yanmasını?! - Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam. - Hala karlı gösteriyor mu hanım? - Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim. - Gel abi burası boyu geçmiyo. - abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu? - Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor. - Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi? - Baba... Ben hamileyim. - Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur. - Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu? - Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor. - Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül.. - Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle... - Doktora neyim gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün. - Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun... - Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli! - Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum. - Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma... - Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır. - Paraşütü en aşağıda ben açacağım. - Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık? - Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum. - Amma keskin virajmış yav!! - Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel) - Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma? - Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış. - Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi. - Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak... |
|
||
|
|